top of page

Okul Öncesi Çocuklarda Yaşlarına Göre Özbakım Eğitimleri

Güncelleme tarihi: 11 Oca


Çocukta hangi yaşta hangi öz bakım becerisi olmalı?


 


 

Erken çocukluk döneminde başlangıç ayları geçtikten sonra, anne-babalar için ilk eğitim çalışmaları başlar. Bu eğitimlerin çoğu özbakım dediğimiz becerilerin kazandırılmasına yönelik olur. Özbakım becerileri birinin yeme-içme, giyinme-soyunma, vücut ve yüz temizliğini yapma eylemlerini kendi başına, gerektiği gibi yapabilmesi demek. Yeme-içme, giyinme-soyunma, yüz ve vücut temizliği en temel özbakım, yaşam becerileri. Bu beceriler zaman içinde, çocuk geliştikçe öğrenilir. Bu öğrenmede en büyük rolü anne-babalar veya bakım veren yetişkinler oynar. Çocuklarının gelişim durumuna göre bu becerileri öğretmeleri gerekir. Bu eğitimde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, anne-babanın veya çocuğa bakan yetişkinin çocuğun gelişim durumunu gözlemlemesi, çocukların gelişim özellikleri konusunda bilgi sahibi olması, öğretmeye çalıştığı beceriyi çocuğun yapabilecek durumda olduğuna kanaat getirdikten sonra uygulaması. Çocuk öğretilmesi istenen beceriyi henüz yapacak durumda değilse, ısrar ederek, yaptırmaya çalışmak zararlı olur. Örneğin çocuk ortalama olarak bir, bir buçuk yaş civarında küçük tuvaletini/idrarını tutarak, tuvalete giderek, yapmayı öğrenebilir. Bu yaş civarında çocuğun idrarını tutmasını sağlayan kaslar gelişir ve böylelikle tuvalete gidene kadar, altına kaçırmadan gidip, orada küçük tuvaletini yapabilir. Çocuğun henüz kasları gelişmemişken, ısrarla ondan küçük tuvaletini tutmasını istemek, çocuğu yapamayacağı bir şeye zorlamak olduğundan doğru değil. Bu zorlama çocuğun ilerdeki yetişkin yaşamında bile etkisini sürdüren zarar verici bir istek olabilir.


Freudyen kuramcılara göre tuvalet eğitiminde aşırı ısrar, daha kötüsü çocuğu utandırma, kızma, azarlama, cezalandırma hem çocukluk dönemi için yıkıcı etkiye sahip olabildiği gibi, hem de ilerde yetişkin döneminde kişiyi aşırı titiz, dar görüşlü, inatçı, bağnaz yapabilir. Freud’un anal dönem olarak tanımladığı bu dönemde çocuğu tuvalet eğitimi için zorlamak, kızmak onu utandırıp, aşağılanmış hissetmesine sebep olabilir. Çocuk öfkeli, inatçı, kızgın hale gelebileceği gibi, bir önceki dönem olan oral döneme gerileyebilir. Bu örnek çocuğa özbakım becerileri kazandırmaya çalışırken, onun gelişim düzeyine dikkat etmemiz gerektiğini gösterir.Çocuğun gelişim özelliklerini bilme anne-babaya  özbakım becerilerini kazandırmada yol gösterici olur.

 

Erken çocukluk döneminde, bir çocuktan beklenebilecek, ortalama gelişim düzeyine göre özbakım becerilerinin kazanılması yaşlara göre sıralanması:



1.Yeni doğan bebek tamamen yetişkin desteği ve bakımına muhtaç olur. Yeni doğan emme refleksi ile doğduğundan annesini veya biberonunu emebilir. Eğer biberon beslenmesi gerekiyorsa, annenin bebeği emzirir gibi göğsünde tutarak beslemesi anne-çocuk bağlanması açısından önemli. Bir diğer noktada çocuğun alt tuvalet temizliğinin düzgün yapılması.





2. Altıncı aydan başlayarak gelişen bebek, doktorun, sağlık görevlisinin önerileri de alınarak, yavaş yavaş özel bebek kaşıkları, su içme bardakları gibi kolaylaştırıcılar kullanılarak, beslenebilir. Bu destek çocuğun kendi başına yeme-içmeye bir hazırlığı olarak düşünülebilir.



3.Bir ve ikinci yaş döneminde artık normal gelişim gösteren bir çocuk eline alarak-örneğin küçük doğranmış elma dilimleri gibi- veya kaşıkla uygun besinleri kendi başına yiyebilir. Bardaktan su içebilir. Küçük tuvalet eğitimi için bu yaş aralığı eğer çocuğun gelişimi uygunsa başlatılabilir. Genellikle küçük tuvaleti için kullandığı kaslar geliştiğinden 1.5 veya 2 yaş civarında bu eğitim verilebilir.





4.Üç yaşında normal gelişim gösteren bir çocuk uygun çatal, kaşıkla yemeğini yiyebilir. Bu yaşta artık ellerini kendi başına yıkayabilir ancak kurulama konusunda desteğe ihtiyacı olabilir. Bu dönemde büyük tuvalet eğitimi de başlatılabilir. Yine bu yaş çocuğu giysilerini giyip, çıkarabilir. Düğme iliklemede zorluk çekebilir ama destekle fermuarını çekebilir. Bağcıksız örneğin cırt cırtlı ayakkabısını giyebilir, çıkarabilir.



5.Dört ve beş yaş çocuğu pek çok özbakım becerisini kazanabilecek bir yaşa ulaşmış olur. Elini, yüzünü yıkayabilir, kurulayabilir. Dişlerini fırçalayabilir. Bunun için uygun diş fırçası ve macunu seçilmeli. Büyük tuvaletinden sonra temizlenme için yardıma ihtiyacı olabilir. Yemek yerken artık kaşığını hangi yiyecekle, çatalını hangi yiyecekle kullanması gerektiğini bilir ve uygular. Yardımsız kendi başına giyinip, soyunabilir. Büyük düğmeli giysileri ilikleyebilir.





6. Altı yaşında bir çocuk özbakım becerilerinin hemen hepsini kazanabilecek bir gelişim aşaması. Vücut temizliği, banyo konusunda yetişkin gözetimi gerekse de vücudunun kolay ulaşabildiği bölgelerini kendi sabunlayabilir ancak kurulanma için desteğe ihtiyacı olabilir. Giysilerinin düğmelerini ilikleyebilir. Ayakkabılarının veya bağcıklı başka bir giysinin bağcıklarını bağlayabilir. Saçlarını tarayabilir. Yemekte uygun bir bıçakla yumuşak yiyecekleri kesebilir. Servis tabağından kendi tabağına yemek alabilir.


BAŞKA ÇOCUKLARLA KIYASLAMAYIN

Temel özbakım becerilerini genel olarak, 6 yaşına kadar kazanan çocuğa bu süreçte sabırla, itinayla, nezaketle yaklaşılması gerekmektedir. Anne-babanın bu becerileri kazanması için çocuğunun gelişim düzeyini bilmesi, çocukların gelişim özellikleri konusunda bilgili olması, onu zorlamaması, çocuğa zaman tanıması, yardıma ihtiyacı olduğunda onu utandırmadan destek olması önemli. Eğer ailenin yeterli imkanı varsa çocuğa özbakım becerilerini edinme kolaylığı sağlayan araçlardan, örneğin çocuk çatal, bıçağı gibi yararlanılabilir. Çocuk bu süreçte başka çocuklarla kıyaslanmamalı. Her çocuğun farklı gelişim gösterdiği bilinmeli. Anne-baba iyi bir gözlemci olarak, çocuklarının gelişimini izlemeli ve yaş gruplarına göre normal gelişen bir çocuğun kazanması beklenen özbakım becerilerinin neler olduğu konusunda edindikleri bilgi ile davranmalı Aceleci ve sabırsız davranmak ne kadar yanlışsa, yaşına göre ortalama özbakım becerilerini geç kazanan veya zorlanan bir çocuğa dikkat etmemek de doğru değil. Gelişim ile ilgili bir sorun olup, olmadığı sağlık görevlilerinden yardım alarak, bir an önce anlaşılmalı. Anne-babalar bir gelişim geriliği varsa bunun mümkün olduğunca erken tanısının konmasının önemini iyi bilmeli. Temel eğitime/ilköğretime başlamadan çocukların özbakım becerilerini kazanması beklenir. Çocukların okul öncesi eğitim kurumlarına gitmesi, özbakım becerileri kazanılmasında çocuk ve aileyi destekler ve kolaylaştırır. Çocuğun destekçisi, cesaretlendiricisi olan anne-babaların veya bakım veren yetişkinlerin bu öğrenme sürecinin kolay olmadığını ama kazanılması gereken temel bir yaşam becerisi olduğunu unutmamaları önemli.



YAZIYI HAZIRLAYAN HOCAMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ


Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde Halk/Yetişkin Eğitimi Bölümü'nde ve sonrasında Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda görev yapmıştır. Halen aynı anabilim dalında Anabilim Dalı Başkanlığını yürütürken Yetişkin Eğitimi Yüksek Lisans Program Başkanlığı görevini de yürütmektedir.


Prof. Dr. Ozana Ural kimdir?İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Pedagoji Bölümü’nden lisans derecesini aldıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde Rehberlik ve Psikolojik Danışma Programı’nda yüksek lisans derecesini aldı ve asistan olarak aynı üniversitede, Eğitim Fakültesi’nde görev yapmaya başladı. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi’nde Yetişkin Eğitimi alanında ikinci yüksek lisans derecesini aldı ve aynı alanda doktora eğitimine başladı. Doktora derecesini aldıktan sonra o sırada lisans düzeyinde eğitim programı olan Halk/Yetişkin Eğitimi Bölümü’nde görev aldı ve bu alanda doçent oldu. Yüksek Öğretim Kurulu kararınca, Halk/Yetişkin Eğitimi lisans programı yerine yüksek lisans programı uygulanmaya başlayınca Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda görev yapmaya başladı ve profesör unvanını bu alanda aldı. Akademik çalışmalarının yanı sıra Anabilim Dalı, İlköğretim Bölümü Başkanlıkları, Dekan yardımcılığı ve Eğitim Bilimleri Enstitü Başkanlığı gibi yönetim görevleri de üstlendi. Uluslararası ortaklı okul öncesi eğitimi alanında (PETAL) yüksek lisans programının koordinatörlüğünü de sürdürüyor. Yerel yönetimler iş birliği içinde ortak yetişkin ve aile eğitim projeleri uyguluyor. Akademik çalışmalarının yanı sıra doktora dersleri vermekte ve doktora tez danışmanlıkları yapıyor. Yetişkin eğitimi ve psikolojisi, aile ve anne eğitimleri, kadın araştırmaları, çocuğun bilişsel gelişimi ve sınav kaygısı konuları başlıca çalışma alanları arasında yer alıyor.


 
 
 

Yorumlar


Add a rating

Apartmanımızı “Evde Anaokulu”na Dönüştürmek Mümkün mü?

OYUN-DERS_
EVDE EĞİTİM

YÖNETİMLE  İLETİŞİM

Contact information

ÖĞRENCİLERİN HAFTALIK  EV SEANSLARI

​               

Günümüzde pek çok aile, 10–15 katlı, 80–100 daireli bloklarda; birden fazla bloğu olan büyük sitelerde yaşıyor. Aynı bahçeyi, aynı asansörü, aynı otoparkı kullanıyoruz… Ama çoğu zaman hem biz yetişkinler hem de çocuklarımız birbirimizden habersiz, biraz da yalnız büyüyoruz. Oysa bu kadar çok ailenin bir arada yaşaması, çocuklarımız için muhteşem bir fırsat: Evde eğitim anlayışını, sadece kendi dairemizle sınırlı bırakmayıp, tüm bloğu ve siteyi içine alan bir “öğrenme ağı”na dönüştürebiliriz.

 

Bunun en pratik ve sıcak yolu da şu:
Bir bloktaki ya da sitedeki 5–6 annenin, haftada bir gün kendi evinde “evde anaokulu etkinliği” düzenlemesi.

5–6 Anne, 1 Gün, Küçük Bir Ev… Büyük Bir Öğrenme Ortamı Hayal  Edelim:

 

Aynı sitede yaşayan, çocukları birbirine yakın yaşta olan 5–6 anne bir araya geliyor.

  • Haftada bir gün, sıra ile her annenin evinde 1–2 saatlik bir etkinlik yapılıyor.

  • O günün ev sahibi annesi, kendi çocuğu ve komşu çocukları için küçük bir “evde anaokulu” programı hazırlıyor.

Bu kadar basit bir organizasyonla aslında çocuklar için:

  • Sosyalleşme imkânı (farklı evler, farklı çocuklar, farklı kurallar)

  • Paylaşma, sıra bekleme, empati kurma fırsatı

  • Oyun yoluyla öğrenme ve akademik destek bir arada sunulmuş oluyor.

Evler küçücük gibi görünse de, doğru planlandığında büyük birer öğrenme ve gelişim platformuna dönüşebiliyor.............

EVDE   ANAOKULU   UYGULAMASI

bottom of page